Çok Tuhaf Soruşturma - 1998
“Çok Tuhaf Soruşturma”, Ferhan Şensoy’un özgün anlatım diliyle kaleme aldığı, mizahı ve toplumsal eleştiriyi bir araya getiren unutulmaz oyunlarından biridir. Ortaoyuncular geleneğinin tüm izlerini taşıyan eser, bireyin devlet mekanizmasıyla olan ilişkisini, suç–masumiyet kavramlarını ve bürokrasinin akıl dışı işleyişini keskin bir dille ortaya koyar.
Ferhan Şensoy, “Çok Tuhaf Soruşturma”da seyirciyi gerçek ile absürdün iç içe geçtiği bir sorgu atmosferine davet eder. Hikâye, görünenle gerçeğin arasındaki ince çizgiyi sorgularken, otorite karşısındaki bireyin çaresizliğini mizahi ve düşündürücü bir anlatımla işler.
Oyun, başkarakterin hiçbir mantıklı gerekçeye dayanmayan bir suçlama ile gözaltına alınmasıyla başlar. Bu başlangıç, oyunun absürt dünyasının kapısını açar. Karakter neyle suçlandığını bilmeden bir dizi sorguya tabi tutulur ve her sorgu, bürokrasinin mantıksızlığını gözler önüne serer.
Sorgu sürecinde karşılaşılan memurlar, amirler, görevliler ve soruşturma mekanizması; mantık dışı protokoller, saçma prosedürler ve tutarsız kararlarla ilerler. Bu karakterler aracılığıyla Ferhan Şensoy, bürokrasiye yönelik güçlü bir taşlama yapar.
Her diyalog, hem kahkaha hem de eleştirel bir gözlem sunar.
Soruşturma ilerledikçe olaylar giderek saçmalaşır; suç dosyaları, ifadeler, tutanaklar birbirini tutmaz. Oyundaki “tuhaflık” kavramı, sadece olaylara değil, karakterlerin zihinsel süreçlerine de yayılır. Her sahne, izleyiciye sistemin içindeki mantıksızlıkları gösterirken aynı zamanda mizahın yoğun etkisini hissettirir.
Oyunun finali, bürokrasinin çözümsüzlüğünü sembolize eden bir yapıdadır. Soruşturma bitse de sorular yanıtlanmaz; düzen kendi döngüsü içinde dönmeye devam eder. Bu final, sistem eleştirisinin en çarpıcı noktasıdır.
çini tabak yapıyorlar
kütahya'da mapushaneyi kanıksamış adamlar
kime sorsan
hiç suçu yok
bir hata sonucu orada bulunuyorlar
fırınlanmış çamurun üstüne
kuşlar çiçekler çiziyorlar boyuyorlar
çok mülayim bir halleri var
sanki hiç cinayet ne gasp ne hırsızlık
çok üzülüyor insan
niye mapushanede bu insanlar diye
bir suçluluk duyuyorsun
maphus olmadığın için
kütahya e tipi cezaevi'nde
bir fabrika gezdirir gibi
gezdiriyor beni başsavcı
bütün mahkumların tek tek ellerini sıkıyor
ayrılırken
geçmiş olsun arkadaşlar
diyor
arkadaşlara da hemen geçmiş kadar oluyor
ben mahkumlara bakmak istiyorum
savcı çinileri gösteriyor
en uygar çini fırınlarını gösteriyor
kaç derecede kaç saatte n'olup bitiyor da
bu çini tabak oluşuyor
onları anlatıyor
mahkumlar muntazam bir ritimde çalışıyorlar
Ferhan Şensoy
6 Kasım 1997, Kütahya
ÇOK TUHAF SORUŞTURMA
yazan/yöneten / FERHAN ŞENSOY
dekor / SAİM BUGAY
giysi / FERHAN ŞENSOY
ışık/efekt / HÜSEYİN ULAŞ
butafor / ALİ ORTAKÖYLÜOĞLU
kamera / ÖMER ŞAHİN
film çekimi ve kurgu / BENGİTECH
fotograf / HADİYE CANGÖKÇE
afiş / FERHAN ŞENSOY
yönetmen yardımcıları / ŞÜKRAN DEDEMAN - PINAR ALSAN - SEVİL AKI - ÖZKAN AKSU - SAYGIN DELİBAŞ - MERT BAYKAL
teknisyenler / MUSTAFA ŞAHİN - YÜCEL ŞAHİN - KEMAL BİGEÇ - MEHMET ÇAKMAK - ERDİNÇ IŞILDAK
gişe / NAİME COŞAR İNANLI
afiş/program basım / TAYF OFSET
gibi yapanlar
AMİR / TUNCEL KURTİZ
İBRAHİM / FERHAN ŞENSOY
YARD. / BAYKAL KENT
MUZAFFER / RASİM ÖZTEKİN
AYDIN / ALİ ÇATALBAŞ
MÜDÜR / TUNCEL KURTİZ
2. MÜDÜR / LEVENT ÜNSAL
GARDİYAN / PARKAN ÖZTURAN
BABA / BAYKAL KENT
JANDARMALAR / ERKAN ÜÇÜNCÜ - ÖZKAN AKSU - SAYGIN DELİBAŞ
Prömiyer / 13 Mart 1998 - 21.00 / Ses -1885



