Biri Bizi Dikizliyor – 2002

Biri Bizi Dikizliyor – 2002

Blog Single

Ferhan Şensoy’un güldürü dolu oyunu Biri Bizi Dikizliyor, tek sahnede modern aile karmaşasını mizahi bir şekilde sahneye taşır. Karmaşık aile ilişkileri, beklenmedik olaylar ve karakterlerin tuhaf halleriyle izleyiciyi kahkahaya boğan bu oyun, Türk tiyatrosunun vazgeçilmez eserlerinden biri olarak öne çıkar.

Ferhan Şensoy bu unutulmaz oyununda, Elif Durdu, Rasim Öztekin gibi usta isimlerle sahneyi paylaşır.

“Rontgencilere %10 indirimli güldürü. Kadın, adamın üçüncü karısı. İlk karısı salakmış, ikincisi zırdeli, üçüncüsü hiperaktif. Niye sürekli evleniyor ki bu adam? Ve nereden buluyor bu birbirinden dizneyland kadınları? Adam kadının ikinci kocası. Meğer kadının ilk kocası ne iyiymiş! Bu adam onun eline su dökemezmiş. Adamsa birinin eline su dökeceğine, tuvalete su dökmeyi yeğ tutan bir tip. Adamın ikinci karısından nedense peydahladığı, hemen pop şarkıcı ve dolayısıyla ünlü ve zengin olmak özlemindeki, lise mezunu, üniversite konusuyla ilgisiz, internet-manyak kızıyla, kadının ilk kocasından nedense peydahladığı, okulu tamamen bırakmış, stendapçı ve dolayısıyla ünlü ve zengin olmak saplantısı içindeki asker kaçağı oğlu, kanlı bıçaklı iki üvey kardeşler. Anne, baba ve çocuklar dışında, bir de evin sahibi, erken bunama enişte var ortada. Hayatını bulmaca çözmeye adamış olan enişte, ara sıra kim olduğunu unutuyor. Aile bireylerini zaman zaman tanımıyor, kim olduklarını, evde ne aradıklarını soruyor, onları evden kovuyor. Kızın ingiliz chat arkadaşı George göktaşı gibi düşüyor olayların ortasına. Annenin ve çocukların cep telefon faturaları ve kredi kartlarının ödenmesi gereken asgari tutarları arasında meydan muharebesi veren baba, ekonomik çözüm olarak, özel hayatlarını bir televizyon kanalına satmaya karar veriyor. Aile bireyleri önce buna karşı çıksalar da, sonunda 1 trilyon kazanmak uğruna razı oluyorlar. Televizyon yönetmeni geliyor, eve ve aileyi beğeniyor. Eve kameralar döşeniyor ve başlıyor 'BİRİ BİZİ DİKİZLİYOR', reklamlardan hemen sonra... Az sonra…”